BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

GÜZEL GÖREN,GÜZEL DÜŞÜNÜR;GÜZEL DÜŞÜNEN,HAYATTAN LEZZET ALIR...

Ana Sayfa Profilim Arşiv

Hakkımda

KÜÇÜK DÜNYAMA HOŞGELDİNİZ

Aziz muhterem kardeşim ... Mademki islam'ın her derdine razı olduğunu bildiriyorsun, bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun, O halde iyi dinle : VAZİFEN, dikenler arasında güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır, batacak. Elin açıktır, ısıracak. BUNA SEViNECEKSİN. Firavunlar kucağında büyüyen çocuk Musa'ları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler. Konuştuğun için zindana koyacaklar, SEVİNECEKSİN. Çöllere sürülsen kanınla ağaç yetiştireceksin. Kutuplara sürülsen , ısınla sebze yetiştireceksin . Yeşilliği sevmeyenler olacak. Yakacaklar, yıkacaklar. Sen bunu SABIRLA SEYREDECEKSİN. Karanlık zindanlara salarlarsa; ışık, paslı vicdanları görürsen; ümit, imansız kalplere rastlarsan NUR vereceksin. Sen verdiğin için suç, sen getirdiğin için ceza, sen konuştuğun için mahkum olacaksın. Ve buna ŞÜKREDECEKSİN.. Anadan, yardan, serden ayrılacaksın. Candan, gönülden Kuran 'a sarılacaksın. Damla iken deniz, nefes iken tayfun olacaksın . Derdini yazmak için derini kağıt, kanını mürekkep edeceksin. Kimse ile görüştürmezlerse, Mecnun olup çöllere düşeceksin. Leyla arar gibi NUR arayanları bulacaksın... Bulamazsan üzülmeyeceksin. MAKAMLAR, SERVETLER verirlerse, NEFSİNİ UNUTACAKSIN. Yalan, iftira, çamur fırtınasına tutulursan, HİSSİYATINI TERK EDECEKSİN ... Önünde demirden set yaparlarsa, dişinle deleceksin. Dağları toptan oymak gerekirse iğne ile oyacaksın. Unutma! nerede olursan ol; küfrün ve cehlin ta temelini çürüteceksin. Bir gün Kuran etrafındaki surların yıkıldığını görürsen; hemen kemiklerini taş, etlerini harç, kanını da su edeceksin. Etrafına ilimden, irfandan, faziletten, ahlaktan kaleler dikeceksin. Kaleler, fedai ister. Nasıl olsa sende içinde fedai olacaksın . Bu mektubu okuyunca, Mesneviyi okuyan Yunus Emre gibi "uzun olmuş" diyeceksin. O'nun gibi ben olsa idim: "Ete, kemiğe bürünürdüm, Yunus diye görünürdüm" derdim dediği gibi, sen de ne lüzumu vardı uzun uzun saymağa, kısaca "KURAN TALEBESİ OLACAKSIN" deseydin yeterdi diyeceksin. Haklısın. Zira, İslam yoluna giren; bilir ki, bu yol kıldan ince, kılıçtan keskindir. Her kişinin işi değil, er kişinin yoludur. Seni bütün ruhu canımla kucaklar, gözlerinden öper, dualarına mukabele eder, Allah rızası dairesinde bulunmak üzere mektubuma son verirken, dalalete düşen din kardeşlerimin, kısa bir zamanda sizin gibi hidayete ermelerini Cenab-ı Vacib-ul Vucud olan Hazret-i Allah'tan niyaz eylerim. Amin . (merhum) Zübeyr GÜNDÜZALP

www.yapaz.tr.gg yapaz'lı



Kategorilerim



Yazılarım

Gül kokuttun hicranımı
Nur-ı aynım, iki gözüm, bildin mi neydi sabır?
KABİRDEN MEKTUP
Umudunu yıkma; Yusuf'u hatırla.
Leyle-i Kadrin Kadr-ü Kıymetini Bilmek
RAHMET AYINA HAZIR MIYIZ?
UÇURUM KENARINDAKİ ÇİÇEK
DÜNYA BİR MİSAFİRHANEDİR
SENİN İÇİN ÖLÜRÜM
TUZLU KAHVE


Arkadaslarım

vaktivisal
Blogcu Yardım
sevgipinari01
2563
simuzer60
huzuralemim
mutluluklardiyarim
canahmedimsav
raziyimallahim
kureysi
maneviiklim


Bağlantılarım

* canahmedimsav
* ahmed's {can abim}
* elhubbu-lillah
* sızıntı
* zaman gazetesi

SELAMLARIN VE DUALARIN EN GÜZELİ SİZ CANLARIN ÜZERİNE OLSUN EN KALB-İ MUHABBETLERİMLE RAHMAN RAHİM(C.C.)OLANA EMANETSİNİZ... ACİZANE KARDEŞİNİZ...

www.yapaz.tr.gg yapaz'lı

“Allahumme sebbit kalbî alâ dinike” (Ya Rab, kalbimi dinin üzerine sabit kıl.)

**www.yapaz.tr.gg **



Zıyaretcılerım





Bannerim




Uğradıklarım

Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us


ZAMAN







SPACEME GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İnşirah Duası


İnşirah Duası

Ey Yalnızların, Kendi Başına Kalmışların Arkadaşı,
Ey Mutsuzluğa Düşmüşlerin Yardımcısı,
Ey Yoksulların Zenginliği,
Ey Zayıfların Gücü,
Ey Fakirlerin Hazinesi,
Gariplerin sığınağı,
Ey Tek Güç Ve Kudret Sahibi,
Ey İhsanıyla Tanınan Keremi Sonsuz Rabbim,
Efendimiz Ve Yakınları Hürmetine Sıkıntılarımı Gider.

Ey Rabbim
Sen Sıkıntılarıma Karşı Hazırlığım,
Musibetim Anımda Ümidim,
Yalnızlığımda Arkadaşımsın
Gurbetimde Dostum,
Kederli Anımda Beni Ferahlatansın.
İhtiyacım Anında Yardımıma Koşan,
Zor Anlarımda Sığınağımsın.
Beni Korkuların Karanlığından Kurtaran Aydınlığımsın.
Ey Rabbim Sen Şaşkınlığımda Bana Yol Gösterensin
Biliyorum Rabbim Sen Günahlarımı Bağışlayan
Ayıplarımı Örten, Sıkıntılarımdan Kurtaran
Kalbimi Sevginle Süsleyensin.
Sen Kalbimin Hem Tabibi Hem Sevgilisisin.
Sen Ki Şaşkınlara Yol Gösteriri
Muhtaçlara Yardım Eder
Korunmak İsteyenleri Korursun.

ALLAH’ım , Ben Senin Kulunum
Kulunun Çocuğuyum.
Görüyorsun ki Rabbim Sıkıntılıyım.
Bildirdiğin Ve Gizlediğin Tüm İsimlerini
Ve Kur-An’ı Kerim’i Kalbimin Baharı
Gönlümün Nuru , Sıkıntılarımın İlacı Yap.
Ruhum Susamış Suya , Kalbim özler seni
Gözlerimi Senin Sevdiğin Şeylere Çevirdim
Kulaklarımı Seni Çağıranın Ülkesine Bıraktım
Ve Susayan Bir Toprak Gibi Bitkin Kaldım
Kalbimi Senin Yoluna Koydum
Ve Ellerimi Senin Dergahına Açtım
Bundan Sonra Da Sana Gelecek
Senden İsteyeceğim
Güneş Ve Ay Senin Nurundan Almış Nasibini
Güneş Senin Sevginden Böyle Ateş
Ay Böylesine Mahzun
Irmaklar Senin Hasretinden Böyle Çağlar
Deniz Bu Ayrılıktan Böyle Deli Böyle Dalgalı
Hep Hüzünlü Hep Ağlamaklı
Kuşların Ümidi Sen
Bitkilerin neşesi
Çiçeklerin Rengi Sen
Ve İnsanların Hiç Bitmeyen Duası Sen
Mevla’m Bizi Biran Olsun terk etme
Sevgin İçimizde Hep Uyanık Kalsın
Yolun Rasul’ün Yolu Olunca Ondan Başka Kime Bel Bağlayayım
Rabbim ALLAH’tır Benim
Nurum Ve Kurtuluşum Ondan Gelecek
Öyleyse o’nu Bırakıp Kime Gideyim
Günahla Örtülmüş Varlığım İçinde
Bir o’nun Özlemidir Beni Yaşatan
Şefaatim o’nun Dilindeyken
o’nu Bırakıp Kimi Dinleyeyim
Mevla’m
Beni Kendine Dost Seçinceye Kadar Yaşat
Ve Aşkınla Yandığım Biranda Al Canımı
Al Ki... Ölüm!!! Aşkımın Adı Olsun.

Ey Rabbim, Ben Ki Günahı Sevabından Çok
Aklı Dünyaya Takılmış
Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım
Ama Sen Öyle Nur Öyle Rahmansın
Öyle Güzelsin Ki
Ne Olur Rabbim Senden Uzak Kalan
Şu Kulunu Kendine Yakınlaştır
İmanınla Dirilt.
Ey Sevdiklerini Sevindirmekten Hoşlanan Rabbim
Sana Açılan Ellerimi Geri Çevirme
Kalbime Aşkınla Tecelli Et Ki
Senden Başka Hiçbir şey Kalmasın O Kalpte
Senden Başka Hiçbir şeyi Olmayacak Kadar Zengin Eyle Beni
Her şey de Seni Anmayı
Her şey de Seni Görmeyi Nasip Eyle.
Bana İsimlerinle Güç Ver Ey Rabbim
O İsimlerin Ki Kalplerin Nuru
Hiçbir şeyi Olmayanların gururudur.
Ey Rabbim Bize İsimlerinin Hakikatini Göster.
Bizi Sensiz Bir An Bile Yaşatma.


ALLAH’ım SANA MERYEM İN TEMİZLİĞİ İLE GELMEK İSTİYORUM
Günahlarla Kirlenmeme İzin Verme.
Sana Musa’nın Duası İle Geliyorum
Şeytana Uymam İçin Peşimden Koşanlardan Beni Kurtar.
İsmail’in Tevekkülü İle Boynumu Büküyorum.
Beni Ve Soyumu Sana Kul Olarak Yaşat.
Sana İsa’nın Ruhu İle Geliyorum.
Beni Katına Almanı Diliyorum.
Sana Yunus’un Duası İle Yalvarıyorum.
Beni Yutan Nefsimin Karanlıklarından Kurtarmanı Bekliyorum.
Rabbim, Sana Yusuf’un Gömleği İle Geliyorum.
Beni Düştüğüm Ümitsizlik Kuyusundan Çıkarmanı Diliyorum.
Sana Muhammed Mustafa’nın Kulluğu İle Geliyorum.
Beni Miraca Çıkarmanı Bütün Sıkıntılarımı Gidermeni Diliyorum…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: 16:20, 25/7/2009 Kategori: DU@L@R
Yorum yaz

baki selam ve dua ile Allah razı olsun


Ehad Ahmed… celle celaluhu sallALLAHu aleyhi ve sellem

Birbirini sımsıkı kucaklamış iki kelime.

Ehad , birlerin içine girmeyen bir tek!

Ahmed , beşer şahsiyetinin övülmesinde kullanılabilecek en zirve kelime!

İki kelime arasında sadece mim harfi ziyade….

Ehad kelimesine; mim harfini ekleyince Ahmed’i görürüz.

Mim boynu bükük bir harftir ; secdeyi sembolize eder…

Ehad’e ulaşmanın yegane yolu; Rabb ile abd arasına, Ahmed tarafından kurulan mim köprüsüdür.

Ehad, tek yaratıcı, sevginin ve korkunun temel yöneliş mercii.

Ahmed, O’nun var ettiği insana bahşettiği güzel olan ne varsa hepsine malik olan sevgilisi.

Secde ile, Ehad’e Ahmed’in mimarisini üstlendiği köprüden varılıyor;

Mim köprüsünden…

Bu özel sırrın varlığında Ehad ile Ahmed arasındaki bağı fark eden için, mim köprüsünün anlamı Arş ve ötesi kadar büyüktür.

O’na, O’nun Dostu’nun köprüsü ile ulaşılır. O, O’dur ki, Kendini, Dost’uyla ifade etti. Dostu’na ve Dostu’nun dostlarına secdeyi, secde emrini yaymayı emretti.

Kim Ahmed’in mim köprüsünün mahiyetini bilmek isterse secde etsin, Ahmed’in Dostu Ehad’e! Bu baş eğmeklikle Mim köprüsünde beşaretten sıyrılıp Rabb’inin huzuruna Ahmed’ce ersin.

Ahmed, örnek hayat, emsalsiz teslimiyet, varlığın şerefi… Abide beşer…

Ehad, Ahmed’in Rabb’i… Ahmed’in Dost’u

Ahmed, Secde farkıyla beşer..
Ehad’in önüne ümmetler seren, Ademoğlu’nun Efendisi…

Bildik şimdi Ehad ve Ahmed’i

Mim farkıyla…

Mim köprüsünden seyr ile.

İsmail Arslan
SELAM VE DUA İLE GÜL KARDEŞİM

Yazan: canahmedimsav Tarih: 2009-10-01 15:33:15, 2009-10-01 15:33:15

Bağlantı

esselam...

Sen Bilme Beni, Ey Ebed Güzeli!



Kar yanılgısından yağmur serencâmı. Bu beldenin öyküsünde tütüyor kalbim. Düşten efsânelere şahlanıyor hâradaki atlar. Muğlak yerin içinden bir şeyler ediyor feveran. Heyecandan sıtmanın hası tırmanıyor. Dizlerde bir derman; ha kırıldı ha çatlıyor. Sen bilme beni, ey ebed güzeli! Yazdığım mektupların harflerinden sızıyor mazruf yüzün. Kırılgan sabah yarıklarından bulutu yaran güneş, esrarlı ezkârında. Sen beni bilme!...



Dört köşeyi tutan leyl-i zaman, mumu yakarak varıyor her güne. Şehrin öte ucundan gönül halatını bağlıyorlar. En uzak köyden çocukları topladıklarında, kimse bilmez âlem uykuda, bebekleri okşuyorlar, alınlarında cennet ışıltısı. Ayakların yürüdüğü sırât, müstakîm çizgisini çiziyor dakikalara. Garbın kundağı ağlarken büyüyor Doğu masalı. Hayâlden ırmaklar akmıştı bunca yıl, şimdi gerçeğine kalplerini veriyorlar. Bir bebeğin gözyaşlarıyla zemzem çıkar ya, aşka bağımlı özgürlüğü oynuyorlar. Her şey öylesine ölü müdür her kentte? İnanma buna ebed güzeli! Seni karanlığa ve yılgınlığa teslim eden öğretilere inanma! Bozgun akçelerle yürümez bu bineğin. Üşüyen sonbaharda donmamak için güzleşmeyi bilmelisin.



Dumura uğramış söylentilerde gezindi coğrafyam. Karelerde yandı hasretin çekilen fotoğrafları. Yumup gözlerin dünya cilâsını, uhrâda açan bir çiçeğin göğünde gezinmek gerek. Bir çiçekte kurumuş dalın mıyım? Umuda âcil kan lâzım. İbrahimvâri titremelerin dua burcunda, adını anacakken Vefâ Gülü'nün; umuduma can lâzım. Ayyuka çıkan heyûlada, sönüyor tutuşan ocaklar. Bir görüntü öldürüyor ruhun gökçek inceliğini. Reklâmlardan yağıyor kimi azap. Çocuklar bilge oluyorlar ermeden. Bağırlara dökülen kezzaba alışkın oluyoruz git gide. Ülfetin amansız düşmanına dost değiliz. Hayret makamıyla bir derdimiz kalmıyor mu ne?



Sen beni bilme! Telâşım, hatm-i can. Ölünce ayrılacak siyahtan ak. Al çözülmüş aşk zanlılarını. Yağmurlarla yıka şehrin girift sokaklarını. Yüzlere değdir adının tılsımını. Cevr-i cefâna râzı kılsın bizi aşk. Nasıl da bulunuyor neşide hayranları. Dinletilerde kendini bulanlar var. Uzlethânesine çekilen gezgin, harfleri dokuyor tezgâhında bu bilmecenin. Tepe kalıntısı söylentilerle değil, özden dikey susuşlarla, rahlede elif-bâ... Okudunsa; oku yerleştirdiler okluğuna bil! Büyük kavgan kendinden başkası değil! Yumruğunu yerleştir nefsin cephegâhına.



Kaldırımlardı izleri adım adım büyüten. Enstrüman dalışlarında kuyudan çıkan vardı. Sahranın yitik hüzmesi. Terk ettiğine dönebilirsin belki. Vazifeni yapmamışsan eğer, görmemişsen gölgeleri. Boğulma riski her an! Şu dünya denizinde hangi balık yuttu seni? Hatırlıyor musun, bizi kıyıya çıkaran kimdi? Kaldırımlar... Kalbin kan kıyıları, dünyanın sahil şeridi kaldırımlar... Boyumuzca kazacaklar mezar evimizi. Huyumuzca donatacaklar hücremizi. Dile benden ne dilersen; bir ay'dı. Semâyı her gece çınlattı. İsteyene verilirdi bilirsin, sen beni bilmemeyi mi istedin?



Kütüphanede ocakçıbaşı pişirmiş gözde hikâyesini. Bir çulsuz varmış, dergâhın bahçesinde sanki mâzi kalıntısı. Oyma taşlara bedel, yontulmaya müsait. Ama onu bir tek aşk yontsun istemiş. Malum medya tuzaklarından güç-belâ kaçarak, "belâ"demiş ilk sözde. Sözlüymüş aşkın merâsiminde. Kalabalığına tenhâlıkmış ilk isteği. Aşk bu, gelir mi her söze! Tuzunu içirmiş denizinden kayıklarca. Yetmemiş, su inleyişlerine koca kazanları dayamış fakirin boğazına. Bir insan ateş yutar mı? Yakılmış gemilerle doyar mı? "İç tasnif" demiş aşk, uzun yolculuğa çıkacağız, azığına pay, gözyaşı düştü. Şimdi biraz üşü, yanacağız! Sen aşka hayır diyebilir misin? Dememiş o da, ağzını bıçak açmamış. Aşkmış ağzını açan ve susturmuş her defasında. Bizim ocakçıbaşı hikâyeyi iyi dürmüş kitapların mâbeynine. Kalbin ıslahevine âfiyet olsun!





Sen bilme beni ne olursun… Yakaza hâlinde eser efil efil rüzgârı vefânın. Kervandan geçenler sorar iç cebe dikileni. Ne dediğimi eşkiyâlar bilir. Ateşin ortasında bir ateş, yanmaktan çekinir. Rengi değişir yüzlerin, emaneten almışsam himmetini, zilletten geçmişimdir. Haberlerden, duyurulardan, yankılardan; ya doğruyu söyle ya da sus! Uçurumların çiçeği yalnız mı sanırsın? Evvel fırtınalarda iyi yedi soğuğu. Ufuklardan beklenen görünmese de, örülmese de göz ağı gemilere, yetişmese de kavli kutsal balıkların; dalmışım… Her gün kayalıklar başında, başım iki yana, almışım/ derdin, toprağıma çınar. Asırlık hüzünlere uyanmışım.



Çok sürmez, aşk vaktine kabir kala mırılda O’nu. Mırılda ve sonra beşerden insan vasfına mısralarını yaz. Âminlik yüzünü sakla, kimse görmesin. Perdeler insin bu dünyayla arana, ama gaflet kumaşından, ama sözde çekilmişlikten hür. Ötelerden beste yap güftelerine. Alın bu çağa, alışma! Bak, kendime diyeceklerimi dinledin, sen olup bana dedin, ne iyi ettin ebed güzeli! Böyle kıyılarda, karalarda, karanlıkta g/özlemek seni. Beğenilen bir filmi izlemek gibi, ışıklar kapanınca, sen parlıyorsun! Parla ki; arlansın edep tâcım. Sen parla, payandama tutunayım. O’nun rahmetine muhtacım.





Akıl kevserine akabilmek, akledebilmek… Açmak sayfaları tek tek. Kokusuyla içini çeke çeke. Çekildim gidilesi yerlere, diyar diyar/ tefekkür, panosunda isim oldu resmin. Sen beni bilme! Ağacı marangoz götürdü bir gün. Yaprak ettiler dalını, gövdesini. Ev ödevi kıymıkları kaldı. Kışın tutuşturulmaya yaradı. Kış bitmedi, kıymıklar tükenmedi. Okuldan dönüşte her çocukla düştü yere. Üşüştüler başına, hasta diye. Hâlimi sorarsan bu raddede, can baltasının emâresiyle, hamdolsun iyiyim. Sana ölümlerle geciktim.



Üzülme, şükrolsun ayıklıyoruz pirincin taşlarını. Pîrin inci aşlarını kaşıklıyoruz. Huzura açmış olduğunda ellerini, açtırıldığı için bu gök sofrasına oturuyoruz. Az daha gayret, ay’a aklan ebed güzeli! Yolun belli, tutmayayım seni. Söyle, dilim-dimağım yâre ne desin? Şâir’in dediği gibi: “Sen hamûş ol, mâcerâyı çeşm-i giryân söylesin!”



Susmalarımı oku, sen yine de bilme beni,

ey ebed güzeli!

Fâtıma Zehra Merinos
selam ve dua ile kardeşcan

Yazan: canahmedimsav Tarih: 2009-08-03 09:43:52, 2009-08-03 09:43:52

Bağlantı

esselam...

Ey Kur'ân'ı indiren Allahım! Kur'ân ve Kur'ân'ı indirdiğin zâtın hakkı için kalblerimizi ve kabirlerimizi İmân ve Kur'ân nuruyla nurlandır. Duâmızı kabul buyur ey kendisinden yardım istenen Müsteân!
Âmin!
selam ve dua ile

Yazan: canahmedimsav Tarih: 2009-07-31 15:23:47, 2009-07-31 15:23:47

Bağlantı

esselam...

Az nimeti az sanma kimden geLdi Ona bak..

Az günahi az sanma kime kar§i Ona bak !






Ya Rabbi!

Eğer imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki : Allah'tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer bilmeden Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer Allah'ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer bilmeden seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer farkında olmadan kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

İmanımı gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ey diri olan!
Ey ebedi var olan!
Ey izzet ve ikram sahibi olan!
Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım!

Halimi düzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru, düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından, saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim!

Ya Rabbi!

Beni çok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle… dini ve dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir.

Ya Rabbi!

Ömrümün son zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son anda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et.
selam ve dua ile kardeşcik

Yazan: canahmedimsav Tarih: 2009-07-25 16:46:28, 2009-07-25 16:46:28

Bağlantı
<- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG
Risale-i Nur Külliyatında Arama ve Araştırma




ALLAH BES BAKİ HEVES